Eğer ürün kaliteli ve verim yüksek değilse, kilogramı 1 YTL olsa ne olacak?” dedi.
Üreticinin kazancını, fiyattan çok, verimin ve kalitenin yüksek olmasının belirlediğine dikkat çeken Yörük; bölgede bu sezon iyi verim beklendiğini kaydetti. Tarım politikalarının kişilere göre değişmemesi ve devletin bir politikası olması gerektiğini, vurgulayan Yusuf Yörük; planlı tarım yapılması gerektiğine işaret etti. “TARIM SİGORTASI MUTLAKA YAPTIRILMALI” Tarım sigortası yaptırmanın önemine kayıt düşen Yörük,“Bölgemiz dolu veya yangın gibi olayların çok rastlandığı bir bölge. Bunun için her çiftçi mutlaka sigortasını yaptırmalı. Devlet zaten bunun yarısını destekliyor. "Zaten kazanamıyoruz sigortayı nasıl yaptıracağız "diyenler var. Fakat yaptırmasan, başına bir hal geldiğinde ne yapacaksın? Bir dolu yada kıvılcım, bir yıllık emeğini yok ediyor. Aslında ürün değil, bir yılın alın teri sigortalanıyor.” şeklinde konuştu. “BİZ DE KOMŞULAR KADAR ÜRÜN ALABİLİRİZ” Çiftçilerin, istedikleri takdirde, her zaman daha iyiyi yapabileceğine inandığını belirten Yörük, şöyle devam etti: “Hem kalitemizi artırırız. Hem de istenileni üretiriz. Bunun da yolları kesinlikle var. Komşu ülkelerimiz buğdayda dönüm başına ortalama 700 kilogram ürün alıyor. Biz de bunu başarabiliriz Türkiye’nin geçen yıllara göre ortalaması 200-250 kilogram. Bu ortalama, Trakya’da ise 300-350 kilogram. Toprağımız verimsiz ise verimli hale getirebiliriz. Tohum ise tohumlarımızı toprak veya iklim yapımıza uygun üretiriz. Biz Borsa olarak çiftçimizi bilinçlendirdiğimizi sanıyoruz. Tüm köyleri gezdik. Tahliller göre hareket eden üreticilerin farkını herkes gördü. Bizler de duyuyoruz.” “SORUN SADECE FİYAT DEĞİL” Sorunun sadece fiyat olmadığını ve kazanç için doğru üretim yapılması gerektiğini vurgulayan Yusuf Yörük, “Yan yana olan iki tarlada üretilen buğdayın birisi 32, diğeri ise 19 guluten geldi. Nerede yanlış yaptığımızı araştırmadan, sadece fiyat peşine düşüyoruz. Eğer ürün kaliteli ve verim yüksek değilse, kilogramı 1 YTL olsa ne olacak? Kaliteli ürünü, bol üretmeliyiz. Buğdaydan un ve ekmek olmuyorsa neye yarar? Ama istenirse bu sorunların aşılacağına ve dünya standartlarında üretim yapılacağına inanıyorum.” dedi. “FİYAT, EKİMDEN ÖNCE AÇIKLANMALI” Sadece taban fiyat politikaları ile bir yere gelinemeyeceğinin ve ürün fiyatlarının, gelişmiş ülkelerdeki gibi, hasatta değil, ekimden önce açıklanması gerektiğinin altını çizen Yusuf Yörük, “Şu anda mal alan da, satan da; ucuz mu, pahalı mı alıp-sattığı noktasında tereddütte kalıyor. Piyasa şartları kendiliğinden oluşmalı ama bence ürün ekilmezden önce yaklaşık olarak açıklanmalı. Herkes işini bilsin. En kötü planlı tarım, plansızlıktan iyidir. Buğday bol olduğu zaman para yapar mı? Yapmaz. Her zaman, az yetiştirilen ürün değer kazanıyor.” diye konuştu. “HÜKÜMET RADİKAL KARARLAR ALMALI” Hükümet’in, tarımla ilgili radikal kararlar alması gerektiğine işaret eden Yörük; toprak tahlili ve tarım sigortası konularında teşvik ya da zorlama gerektiğine kayıt düştü. Yusuf Yörük, bu konuda, tahlil veya sigorta yaptıranlarla yaptırmayanlara verilen desteklerin farklı olmasını ayrıca devletin, “Tahlil raporunu getirmeyen üreticiye gübre satışı yapılmayacak.” demesi gerektiğini aktardı. Verimin artıp artmamasının, sadece üretici veya tüccarın sorunu olmadığını, tüm kesimleri ilgilendirdiğini vurgulayan Yörük, şunları söyledi: “Bölgenin gelir kaynağının büyük bir kısmının tarım olduğunu herkes iyi biliyor. Çiftçi üretiyor, satıyor, kazanıyor ve Keşan’da harcıyor. Keşan’da 554 bin dekar arazi var. Eğer ki biz bölgemizde verimi dekarda 100 kilogram artırabilirsek, Keşan’ımıza yaklaşık 30 milyon YTL’nin fazladan girmesi söz konusu.” Yusuf Yörük, sözlerinin sonunda, tüm üreticilere bereketli hasat dönemi diledi. Geri |
